Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce, Dijital Dönüşüm Nedir? adlı yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları

Bu yazımda, Mapfre sponsorluğunda ve Optimist Kitap tarafından piyasaya çıkan, David Rogers‘in kaleme aldığı “Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları” isimli değerli bir kitaptan alıntılar yaparak, Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları‘na değinmeye çalışacağım.

Okumaya devam et Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları

Dijital Dönüşüm Nedir?

Dijital Dönüşüm Nedir?

Dijital Dönüşüm, teknolojinin ilerleme hızı ve artan dijitalleşme oranı ile değişen toplumsal ihtiyaçlar ve tüketici davranışları doğrultusunda, şirket ve organizasyonların daha etkin hizmet vermek amacıyla; insan, iş süreçleri ve teknoloji unsurlarında gerçekleştirdiği bütüncül dönüşümdür.

Dijital dönüşüm, tetikleyici faktörleri olan alanların (tüketici/müşteri davranışı, üssel büyüyen teknolojiler, dijitalleşme & analitik) meydana getirdiği yeni dijital dünya ve yeni dijital pazar, başta iş dünyası olmak üzere birçok alanda oyunun kurallarını değiştirmiş hatta yeniden yazmıştır.

“Dijital dönüşüm, teknoloji ile değil strateji, ve düşünme biçimi ile ilgilidir. David Rrogers(1)

“Her dijital dönüşüm müşteri ile başlayacak ve bitecek ve bunu konuştuğum her CEO’nun kafasında görebiliyorum.”
Marc Beniof (2)

Dijital Dönüşüm, dijitalleştirme veya dijitaleşme değildir.

Konunun popülerliğinden dolayı dijital dönüşüm hakkında herkes bir şeyler yazıyor ve söylüyor. Çok bilindik bazı haber sitelerinden, bu işin danışmanlığını veren bazı uzmanların paylaşımlarına kadar birçok kaynakta dijital dönüşümden dijitalleşme olarak bahsediliyor.

Dijitalleşme Nedir?

Yıllar önce hayatımıza girmiş olan İnternet ve web 1.0 ler beraber; e-postadan e-ticarete, online kullanılabilen yazılımlara, mobil uygulamalara kadar birçok teknolojik gelişme ile birlikte, işletmelerde verilerin büyük ölçüde dijital olarak oluşmasına olanak sağlanmıştır.

Bu süreç analogdan dijitale geçiş sürecidir ve Üçüncü Sanayi Devrimi’nin konusudur.

Bugün gelinen teknolojik noktada ise; yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi gelişmelerle akıllı hale gelen bilişim teknolojileri ile tüketici/kullanıcı davranışlarından elde edilen veriler doğrultusunda yeni bir dijital pazar ortaya çıkmış, köklü bir değişim ve dönüşüm süreci başlamıştır.

Hangi müşteriye hangi reklamın ne zaman ve nasıl gösterileceğinden hangi ayın kaçıncı günü hangi ürünün daha çok satılacağına kadar analiz eden, öngörüde bulunan ve karar veren bu yeni dijital teknolojiler, dijital dönüşümün alt yapısını oluşturan ve Dördüncü Sanayi Devrimi‘ne ait teknolojilerdir.

Artık klasik uygulamaların ve teknolojilerin değil; akıllı, kullanıcı davranışları ve ortam verilerinden verimli sonuçlar üretebilen, kullanıcının beklentilerinin değişimine ayak uydurmaya çalışan, bugünün hatta geleceğin teknolojik standartları ile hitap etmeyi amaçlayan, sürekli değişen/gelişen dijital dünyadaki pazarı yakalayabilen uygulamaların ve teknolojilerin devridir.

Dijital dönüşümün kaynağı teknoloji değil stratejidir. (3)

MIT Sloan Management Review ve Deloitte tarafından dördüncüsü yapılan araştırma, yöneticilerin dijital dönüşümü nelerin tetiklediği konusundaki görüşlerini derinlemesine inceliyor. Bu rapor 129 ülke genelinde, 27 endüstriden 4800 yöneticinin görüşlerine ve çeşitli endüstrilerden kanaat önderleri ve yöneticilerle yapılan röportajlara dayanıyor.

Bu yıl yapılan araştırma, dijital dönüşümün aslında bir teknoloji konusu olmadığını gösteriyor. Öncü şirketler sadece sosyal, mobil, analitik ve bulut gibi teknolojileri uygulamaya odaklanmıyor. Bunun yerine, bu şirketler bu teknolojileri iş yapış şekillerini dönüştürmeye yardımcı olmak amacıyla süreçlerine entegre ediyor.

Dijital Dönüşüm Raporundaki önemli noktalar:

  • Dijital olgunluğu dijital konusunda bir stratejiye sahip olmak tetikliyor.
  • Dijital dönüşüm stratejisinin gücü, kapsamında ve hedeflerinde yatıyor.
  • Olgunlaşan dijital organizasyonlar stratejilerini gerçekleştirmek için gerekli becerileri geliştiriyor.
  • Çalışanlar dijital yönü güçlü liderlerle ve şirketlerle çalışmak istiyor.
  • Dijital organizasyonlarda risk almak kültürün bir parçası haline geliyor.
  • Dijital inisiyatiflerin üst yönetim tarafından sahiplenilmesi ve öncülük edilmesi gerekiyor.

Deloitte University Press’in hazırladığı Raporu görüntülemek için tıklayınız.

Dijital dönüşümün getirdikleri: (4)

Dijital dönüşüm şirketlerin; yeni ve hızla gelişen teknolojinin olanaklarını kullanarak stratejilerini, operasyonlarını ve insan kaynaklarını çığır açacak şekilde yeniden düşünmelerini gerektiriyor.

Bu nedenle günümüzün liderleri:

  • Kendi ekosistemlerini ve organizasyonlarını yeniden kurguluyor;
  • İş modellerini, ürünlerini, hizmetlerini ve müşterilerine yaşattıkları deneyimi yeniden tanımlıyor;
  • Paydaşları (müşterileri, tedarikçileri, iş ortakları ve çalışanları) ile daha etkin bir şekilde ilişki kurmak ve inovatif yetkinlikleri geliştirmek için kullandıkları araç kümesini yeniden oluşturuyorlar.

TÜSİAD, Samsung Electronics, Deloitte ve GfK’nın işbirliği ile ilk kez gerçekleştirilen “Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı” çalışması Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren, önde gelen 58 şirket üst düzey yöneticisinin, şirketlerinin dijital değişimi nasıl algıladıklarını, nelere odaklandıklarını ve değişim sürecini nasıl yönettiklerini anlamayı amaçlıyor.

Dijital değişimi; dijital, sosyal, mobil ve yeni teknolojileri kullanarak, müşterilere ve ekosisteme değer yaratacak, iş süreçlerini geliştirecek ve tüm şirketin yetkinliklerini artıracak yeni iş yapış ve yeni düşünüş şekillerine geçiş süreci olarak tanımlıyoruz.

Dijital değişim; tüketicilerin, müşterilerin, şirketlerin, değer zincirlerinin, sektörlerin, hatta içinde bulunduğumuz ekosistemin alışılagelen değişim hızından çok daha farklı biçimde değişime maruz kalmasıdır.

Bu değişim şirketlerin;

  • Stratejilerinde,
  • İş modellerinde,
  • Ürün ve hizmetlerinde,
  • Müşterilerine yaşattıkları deneyimde,
  • Süreçlerinde,
  • Organizasyonel yapılanmalarında,
  • Karar alma mekanizmalarında,
  • Kullandıkları teknoloji altyapılarında ve kurdukları işbirliklerinde kendini gösteriyor.

Dijital Dönüşümün İş Dünyasına ve Sanayiye etkileri:(5)

Dijital Dönüşüm‘e dayanarak, tamamen yeni dijital iş modelleri ve dijital değer zincirleri ortaya çıkmıştır. Bir şirket içindeki dijital dönüşüme Dijital İşletme Dönüşümü adı verilir.

Dijital değişimin aktörleri araştırma ve öğretim, devlet kurumları, ekonomi, özel bireyler, politika ve birey topluluklarıdır. Oyuncular arasında, dijital dönüşüm tarafından desteklenen ve yoğunlaştırılan çeşitli etkileşimler yer almaktadır. Dijital dönüşümün kilit faktörleri arasında şirketin kitlesel pazar beklentileri, ürün ve hizmetleri var.

Dijital altyapıların trendi sanallaştırmalarıdır. Sonuç olarak, kendileri dijital uygulamalar haline gelir ve donanımdan koparlar. Gündelik hayatın içeriği, bilişim teknolojisi ile sayısallaştırılabilir ve kaydileştirilebilir. Örneğin, ses, görüntü, para birimi, anahtarlar, kimlik bilgileri, filmler veya müzik, dijital uygulamalarla işlenebilen tüm dijital dosyalardır.

Yeni ürün ve hizmetler

Dijitalleşme yeni ürünler ve dijital değişimin hizmetlerine yol açar. Özellikle, çeşitli faktörlerin kombinasyonu yeni dijital iş modelleri yaratır. Özel bireyler için akıllı telefon dijital dönüşümde önemli bir rol oynamaktadır. Gerçek dünyayı dijital dünyaya bağlar, otomatik ve uygulama ve iş süreçlerini her yerde sağlar.

Dijital Dönüşümün diğer sürücüleri:

  • Ülke çapında mevcut sensörler ve aktüatörler,
  • Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka (AI) teknolojileri,
  • Bilgisayar ve insan arasındaki yeni etkileşim biçimleri,
  • Büyük miktarlarda verilerin (büyük veri teknolojileri) toplanması, analizi ve saklanması
  • Yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi ile mobil iletişim teknolojileri.

Dijital dönüşümün aktörleri

Dijital dönüşümün oyuncuları şunları içerir:

  • Bireyler,
  • Birey toplulukları,
  • Girişimciler
  • Şirketler çalışanları
  • Devlet kurumlarının çalışanları,
  • Devletler ve siyaset
  • Bilim insanları

Dijital teknolojiler, dijital dönüşüm oyuncularının birbirleriyle ve dijital altyapı ve uygulamalarla etkileşime girmesini sağlar. Bireyler gerçek zamanlı olarak bilgi alışverişinde bulunma, kendilerini organize etme ve ekonomik hayata katılma fırsatına sahiptir.

İşletmeler için, dijital dönüşümün çok yönlü bir etkisi vardır. Yeni büyüme potansiyelleri var, aynı zamanda riskler de var. Dijital dönüşüme uymayan eski iş modelleri tamamen parçalanabilir.

Ayrıca şirketteki organizasyon yapıları da etkileniyor. Müşterilerin önünde tamamen sosyal ağlar gibi yeni arayüzler kullanılmalıdır. Dijital Dönüşüm, şirketlerden sürekli değişen koşullara uyum sağlamak için yüksek derecede esneklik ve çeviklik gerektirir. Dijital dönüşümdeki şirketlerin temel yetkinlikleri, verilere erişim ve analiz, İnternet kullanımı, dijital müşteri iletişimi ve güçlü, esnek uygulamaların oluşturulmasıdır.

Dijital dönüşümü en basit şekli ile anlamak…

Dijital dönüşümü düşünmenin en basit yolu bir soru şeklindedir: Dördüncü Sanayi Devrimi‘ni kucaklamak için ne yapıyorsunuz?

Şirketler, hükümetlerin ve organizasyonarın hepsi robotik, yapay zeka ve IoT’deki gelişmelerle iyi şeyler başarma gücüne sahiptir. Bu yenilikleri benimsemek için ne yapabilirsiniz?

Dijital dönüşüm bu sorunun cevaplarını bulmaktan ibarettir. (6)

Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları adlı ikinci yazımda, konuyu daha detaylı anlatmaya çalıştım. Okumak için linke tıklayınız.


Kaynakça:

  1. http://optimistkitap.com/detay-dijital-donusumde-oyunun-kurallari-110.html
  2. https://www.salesforce.com/products/platform/what-is-digital-transformation/
  3. https://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/technology/articles/deloitte-social-business-study.html
  4. https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/tr/Documents/technology-media-telecommunications/turkiyedeki-dijital-degisime-CEO-bakisi.pdf
  5. https://www.bigdata-insider.de/was-ist-digital-transformation-a-626446
  6. https://trailhead.salesforce.com/content/learn/modules/digital-transformation/learn-about-digital-transformation

Central America coffee land to shrink as globe warms

A coffee break in the United States and elsewhere is a short mid-morning rest period granted to employees in business and industry. An afternoon coffee break, or afternoon tea, often occurs as well.

The coffee break originated in the late 19th century in Stoughton, Wisconsin, with the wives of Norwegian immigrants. The city celebrates this every year with the Stoughton Coffee Break Festival. In 1951, Time noted that

“Since the war, the coffee break has been written into union contracts”

The term subsequently became popular through a Pan-American Coffee Bureau ad campaign of 1952 which urged consumers, “Give yourself a Coffee-Break – and Get What Coffee Gives to You” John B. Watson, a behavioral psychologist who worked with Maxwell House later in his career, helped to popularize coffee breaks within the American culture.

Coffee cups and happy spirits

Coffee breaks usually last from 10 to 20 minutes and frequently occur at the end of the first third of the work shift.

In some companies and some civil service, the coffee break may be observed formally at a set hour. In some places, a cart with hot and cold beverages and cakes, breads and pastries arrives at the same time morning and afternoon, an employer may contract with an outside caterer for daily service, or coffee breaks may take place away from the actual work-area in a designated cafeteria or tea room.

More generally, the phrase “coffee break” has also come to denote any break from work. Coffee was initially used for spiritual reasons. At least 1,100 years ago, traders brought coffee across the Red Sea.

At first, the Arabians made wine from the pulp of the fermented coffee berries. This beverage was known as qishr (kisher in modern usage) and was used during religious ceremonies.

Coffee drinking was prohibited by jurists and scholars meeting in Mecca in 1511, but the subject of whether it was intoxicating was hotly debated over the next 30 years until the ban was finally overturned in the mid-16th century. Use in religious rites among the Sufi branch of Islam led to coffee’s being put on trial in Mecca: it was accused of being a heretical substance, and its production and consumption were briefly repressed.

Couple on a coffee break

Coffee, regarded as a Muslim drink, was prohibited by Ethiopian Orthodox Christians until as late as 1889; it is now considered a national drink of Ethiopia for people of all faiths. Its early association in Europe with rebellious political activities led to Charles II outlawing coffeehouses from January 1676. Frederick the Great banned it in Prussia in 1777 for nationalistic and economic reasons.

“concerned about the price of import, he sought to force the public back to consuming beer”

Cup of natural coffee

Quite a number of members of the Seventh-day Adventist Church also avoid caffeinated drinks. In its teachings, the Church encourages members to avoid tea, coffee, and other stimulants.

Abstinence from coffee, tobacco, and alcohol by many Adventists has afforded a near-unique opportunity for studies to be conducted within that population group on the health effects of coffee drinking, free from confounding factors.

One study was able to show a weak but statistically significant association between coffee consumption and mortality from ischemic heart disease, other cardiovascular disease, all cardiovascular diseases combined, and all causes of death. For a time, there had been controversy in the Jewish community.

Whether the coffee seed was a legume and therefore prohibited for Passover. Upon petition from coffeemaker Maxwell House, the coffee seed was classified in 1923 as a berry rather than a seed by orthodox Jewish rabbi Hersch Kohn, and therefore kosher for Passover.

Yapay Zekâ Nedir?

Yapay Zekâ’ya Giriş

Yapay zekâ birçok uzmanlık dalını bünyesinde barından çok kapsamlı bir kavramdır ve birkaç cümle ile anlatılabilecek basit bir şey değil, bir bilim dalıdır.

Yapay Zeka, bir bilgisayar programcısı için giriş konuları olan, makine öğrenmesi ve derin öğrenme kısımlarından ibaret değildir. Bu alanda ilerlemek ve iyi bir başlangıç yapmak isteyen yazılım geliştiricilere Dr. Şadi Evren Şeker‘in, kendimde çok faydalandığım Udemy eğitimini öneririm.


Yapay Zekâ Nedir?

Tanım

Yapay zekâ, bilgisayar kontrolündeki bir yazılımın veya nesnenin faaliyetlerini doğadaki zeki canlılara benzer biçimde yerine getirme kabiliyetidir.

Yapay zekâ çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye yöneliktir.

Açıklama

İdealize edilmiş bir yaklaşıma göre yapay zekâ, insan zekâsına özgü olan algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, çıkarımsama yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir.

Uygulama alanları

Yapay zekanın uygulama alanlarının bazı örnekleri şu şekildedir:

  • Önerici sistemler: Kullanıcıların geçmiş davranışlarına dayanarak yeni içerik önerilmesi. Örneğin, sosyal medya sitelerinde yeni arkadaş, mağazalarda başka bir ürün, gazetede başka bir haber önerileri.
  • Makine çevirisi: Bir dilde ifade edilen cümleyi farklı bir dile çevirmek. Örneğin, Google TranslateMicrosoft Tercüman ve Yandex.Çeviri gibi çevrimiçi araçlar.
  • Sinyal işleme: Ses ve görüntü gibi sinyallerin işlenerek bilgi çıkarımı. Örneğin, yüz ve ses tanıma.
  • Prosedürel içerik üretimi: Rassal yöntemler kullanarak yapay içerik üretme. Örneğin, üretimsel müzik ve video oyunlarında prosedürel dünyalar.
  • Regresyon analizi: Geçmiş verilere dayanılarak bir değişkenin gelecekteki değerinin tahmin edilmesi. Örneğin, ekonomik öngörüler, üretim miktarı öngörüleri gibi.

Yapay zekâ’nın tarihçesine ve biraz daha detaylı bilgiye Wikizero dan ulaşabilirsiniz.


Kaynakça:

  1. Vedat Yıldırım, Şubat 2019, Dr. Mert Bal ile Yapay Zekâ Söyleşisi
  2. Wikizero
  3. NTV Bilim Dergisi

Vedat Yıldırım

VEDAT YILDIRIM BLOG SAYFASI

BİLİŞİM | TEKNOLOJİ | İNOVASYON


Vedat Yıldırım – Hakkımda

Merhaba. Ben Vedat Yıldırım.

Comcove College’de, Bilgisayar Bilimleri Uzmanlığı (Computer Science Expert) alanında aldığım eğitimin yanı sıra Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uzmanlığı (ICT – Information Communication Technology Specialist) alanında da eğitim aldım. Bilişim, Teknoloji ve İnovasyon alanında birçok sertifika programına katıldım.

On yılı aşkın zamandır yurtiçinde ve yurtdışında farklı görevlerde rol aldım.

Bilişim, teknoloji ve inovasyon alanlarında; eğitmenlik, danışmanlık yapmamın yanı sıra farklı platformlarda yazarlık da yaptım.


Şu an ITU ARI Teknokent’te Smarttech Bilişim Şirketinde Senior Full Stack Developer (kıdemli yazılım geliştirici) pozisyonunda çalışmaktayım.


İTU ARI Teknokent’te akıllı e-ticaret, dijital dönüşüm, endustri 4.0 ve programlama alanlarında eğitimler ve seminerler vermekteyim.


İş ve eğitim hayatımla ilgili detaylara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:


Vedat Yıldırım – Misyonum

İçinde bulunduğumuz dijital çağda hepimizin ortak mottosu olan dijital dönüşüm başta olmak üzere, bilişim teknolojilerindeki yenilikler, sektörde edindiğim bilgi birikim ve yaptığım araştırmalar hakkında sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.


Vedat Yıldırım – Vizyonum

Hedefim her geçen gün gelişen dijital dünyada sizlerle birlikte keşifler yapmak amacıyla bilişim, teknoloji ve inovasyon olarak adlandırdığım uzun bir yolculuğa çıkmak; nitelikli, güncel ve interaktif bir blog oluşturmaktır.

Eğitmenlik ve danışmanlık için Smarttech Denizcilik Arge ve Bilişim A.Ş. ile iletişime geçebilirsiniz.


Vedat Yıldırım – Gizlilik Politikası


Vedat Yıldırım – İletişim