Bu yazıyı okumaya başlamadan önce, Dijital Dönüşüm Nedir? adlı yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları

Bu yazımda, Mapfre sponsorluğunda ve Optimist Kitap tarafından piyasaya çıkan, David Rogers‘in kaleme aldığı “Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları” isimli değerli bir kitaptan alıntılar yaparak, Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları‘na değinmeye çalışacağım.

Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları başlıklı yazım ve İTÜ Teknokent için hazırlayacak olduğum sunum için referans olarak aldığım, David Rogers‘in “Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları” isimli kitabını kullanma hakkını verdikleri için Optimist Kitap ailesine teşekkür ederek başlamak isterim.

Orijinal adı Digital Transformation Playbook olan “Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları” isimli bu değerli çalışma, dijital dönüşüm süreçlerinden ve uygulanması gereken stratejilerden bahsetmektedir.


Kitap kapağındaki girizgah:

Sürekli dijital değişimin içinde hiçbir şirket müşterilere aynı değer önermesini sunarak ayakta kalamaz. Günümüzde değer yaratma ihtiyacı, bu değerin sürekli yeniden öğrenilmesi ve yeniden keşfiyle iç içedir. Bu durumda şirketin amacı müşteri için sürekli yeni bir değerin yaratılması olarak düşünülebilir.

Dijital devrim daha yeni başlıyor. Sürekli dalga dalga gelen yeni teknolojiler ve bunların sağladığı potansiyel karşısında dijital geleceğin şirketinizi veya herhangi bir sektörü nasıl etkileyeceğini öngörmek mümkün değil. Ama hevesli ve meraklıysanız, her yeni değişim dalgasını müşterileriniz için yeni bir değer yaratmak için bir fırsat olarak kullanabilirsiniz. (1)


Kitapta, dijital dönüşüm için gerekli olan beş konu gündeme getiriliyor:

  • Müşteri
  • Rekabet
  • Veri
  • İnovasyon
  • Değer

Müşteri

Dijital teknolojilerin değiştirdiği müşteri/tüketici davranışları nedeni ile ilk sırada yer alan müşteri konusu, geliştirmemiz gereken iş stratejimizi ve dijital dönüşüm sürecimizin temelini oluşturuyor.

İçinde bulunduğumuz dijital çağda değişen müşteri kavramının tanımlanması gerekiyor. Birbirlerine sanal ağlarla bağlı olan müşteriler sürekli iletişim ve değişim halindedirler. Birbirlerinin davranışlarını ve fikirlerini etkileyebilmektedirler. O nedenle, bir marka veya bir kişi için yapılan yorumlar birçok reklamdan daha etkili olmaktadır.

Artık çok ucuz bir ürünü bile satın alamadan önce diğer müşterilerin neler söylediğine bakıyoruz. Bu sebeple dijital dönüşüme ayak uydurmaya çalışan işletmeler, dijital ortamlarda oluşturdukları platformlar ve sosyal medya ağları ile müşterilerinin nabzını tutabilmek ve beklentilerini anlayabilmek için farklı çalışmalar yapıyorlar.

Ürettikleri ürün veya sundukları hizmetin türünü ve kapsamını müşterilerin beklentilerine uyarlamaya çalışıyorlar.

Eskiden olduğu gibi bir üründen bir sürü çeşit üretip piyasaya çıkarak değil, müşterinin istediği üründen, müşterinin talep ettiği kadarını üreterek yol alıyorlar.

Bu durum şirketlerin kendi içinde yapmış oldukları inovasyon çalışmalarını bile müşterilerle birlikte geliştirmelerini gerektiriyor.


Rekabet

İkinci önemli konu ise rekabet. Dijital dünyada bu kavramın da gittikçe değiştiğini ve dönüştüğünü görmekteyiz. Artık rekabet sadece aynı sektörde faaliyet gösteren işletmeler arasında değil, bu işletmelerden farklı sektörlerde faaliyet gösteren ve çoğunlukla da çok yeni zamanlarda faaliyete başlayan işletmeler tarafından oluşturulmaya başlanmıştır.

İşte burada yıkıcı (distruptive) dediğimiz rekabet karşımıza çıkmaktadır.


Veri

Üçüncü önemli konu ise veridir. Günümüzde veri eskiden olduğu gibi sadece şirketlerin tetiklediği süreçlerle üretilmiyor.

Eskiden pazar araştırması yapıp buradan veri toplamaya çalışırdık. Fakat artık bu sadece veri toplamanın küçük bir parçası haline geldi.

Günümüzde veri, sosyal medya sohbetlerinden, müşterilerin yapmış oldukları işlemlerin ve aramaların kayıtlarından, en olmadık yerlerde bile dinlenen telefonlarımızdan (google, facebook gibi firmalar bunu yaptığını açıklıyorlar zaten, hatta isterseniz telefonunuzun yanınızda olduğu bir ortamda sürekli aynı ürünün adını söyleyin, bakın bakalım internete girdiğinizde neyin reklamları açılıyor.) sürekli şekilde veri üretmekteler.

Bu üretilen veriler ise büyük veri (Big Data) olarak sürekli duyduğumuz verileridir.

Bu hizmeti sağlayan amazon, Google, Microsoft gibi şirketlerin altyapısını kullanarak, işletmeler de çok büyük masraflara girmeden, kendi topladıkları verileri kaydedip, işleyip, analiz edebilmektedirler.

Ayrıca Google gibi şirketlerin topladığı verilere çeşitli platformlar üzerinden erişebilmek ve analizler yapılabilmek doğal hale gelmiş, hatta gereksinim olmuştur.


İnovasyon

Dördüncü konu ise inovasyondur. Eskiden şirketler bir yenilik yapmak istediklerinde bunu şirket içinde uzun süren analizlerle değerlendirip, uzun süren uğraşlarla ürün veya hizmet geliştirip, piyasaya sunmaya çalışmaktaydılar.

Günümüzde ise dijital teknolojilerin ilerlemesi ve kullanımının artması ile işletmelerin hızlı ve küçük adımlar atarak yeniliklerini denemeye olanak sağlanmaktadır. Bu durum şirket ve organizasyonların gittikçe çevik hale gelmesini sağlamaktadır.

Uzun süren geliştirmeler yapılmadığı için başarısızlığın maliyeti ve iş gücü ise çok daha düşük olmaktadır. Her başarısızlık aslında bir tecrübe olmakta ve yeni geliştirmeler için girdi/veri sağlamaktadır. Bunu sadece dijital girişim olarak düşünmeyin. Artık şirketlerin ellerinde hızlı bir şekilde ürün prototipi hazırlayabilecekleri 3D yazıcıları da mevcuttur. Bunlar aynı zamanda kalıp ve zaman maliyetini önemli şekilde düşürmektedir.


Değer

Son konu ise yukarıdaki dört madde üzerinden ortaya konulan değerdir. Eskiden işletmeler müşterilerine sabit değer önermelerinde bulunurlardı. Geliştirdikleri ürünün özelliklerini, fiyatını veya dağıtım kanalını farklılaştırmaya çalışırlardı. Günümüzde ise müşteri ağlarından ve kullanıcı davranışlarından elde edilen verilerden elde edilen sonuçlarla inovasyona gidilerek değer yaratmaya çalışmaktadırlar.

Müşteriyi anlamaya çalışıp, neyi nasıl istediklerini analiz ederek ve rekabet koşullarını da değerlendirerek yapılan inovasyonlarla değer yaratmaya çalışmaktadırlar.

Dijital dünyaya adapte olmak ve bu dönüşüm sürecini yakalamak isteyenler özetle;

– Müşteri ağlarından yararlanmayı öğrenip daha fazla müşteriye uygun çözümler bulmayı başarabilirler.

– Rekabet güçlerini arttırabilmek için platformlar kurup birden çok sektörün hizmet veya ürün tedarikçisi haline gelebilirler.

– Verilerini varlığa dönüştürüp bu verilerden analitik sonuçlarla yararlanmayı başarabilirler.

– Hızlı denemelerle yenilikler yapma kültürünü kurum içinde yayabilirler.

– Değer önermelerini yeni nesil kullanıcıların beklentilerine uygun hale getirebilirler.


Kitapta bu kavramların nasıl ve neden önemli olduğu detaylı şekilde anlatmış, aşama aşama açıklamış, örneklerle de zenginleştirmiştir. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Bir önceki yazımda da vurgulamış olduğum bu sözle noktalamak isterim:

“Dijital dönüşüm, teknoloji ile değil strateji, ve düşünme biçimi ile ilgilidir.” David Rrogers(1)


Kaynakça:Dijital Dönüşümde Oyunun Kuralları – David Rogers

Yorum Gönderin

Bir Cevap Yazın